Önceki Başkanlardan

Prof. Dr. Özcan Köknel
İ.Ü. İstanbul Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı Emekli Öğretim Üyesi

Elli yıl önce, 22 Aralık 1954'de İstanbul Üniversitesi Rektörlüğü'nün onayı ile İ.Ü.Tıp Fakültesi Psikiyatri Kliniği'ne "fahri" (maaşsız) asistan olarak atandım.

Türk Nöro-Psikiyatri Derneği'nin her ay yapılan bilimsel toplantılarından biri olan 1955 yılının ilk toplantısında, Ord. Prof. Dr. İhsan şükrü Aksel'in önerisi ve toplantıya katılanların oyu ile Derneğin üyesi oldum. O yıllarda, dernek üyesi olmanın geleneksel yolu, yöntemi, töreni vardı. Üye adayı, bilimsel toplantıya katılır, toplantıya katılan dernek üyelerine bir üye tarafından tanıtılır, aday toplantı yerinin dışına çıkarılır, üyeliğin kabulü oya sunulur, kabul edildiğinde alkışlarla aday olarak çıktığı yere üye olarak dönerdi.

Bu geleneksel yolla üyesi olduğum Türk Nöro-Psikiyatri Derneği'nde 2005 yılında ellinci yılımı tamamladım.

Yirmi yedi yaşında genç bir asistan olarak adım attığım Psikiyatri Kliniği'nde, asistan, uzman asistan, doçent, profesör, Anabilim Dalı Başkanı olarak tam kırkbir yıl çalıştım. 1995 yılında emekli oldum. Ancak asistanlıkla birlikte başlayan Türk Nöro Psikiyatri Derneği üyeliğim elli yıldır sürüyor.

1914 tarihinde kurulmuş olan Türk Nöro-Psikiyatri Derneği'nin, o günden günümüze kadar geçen doksan yıllık sürenin elli yılını, başka bir deyişle Derneğin elli yıllık tarihini yaşadım. Bu tarihin içinde, kimi zaman derneğin üyesi, kimi zaman genel sekreteri ve başkanı olarak rol aldım. Rolümü doğru, güzel, iyi olarak oynamaya çalıştım. Ne denli başarılı olduğumu bilemem. Ancak, Türk nöro –Psikiyatri Derneği'nin doksanıncı kuruluş yılına ulaşmasında, tarihi misyonun sürmesinde, vizyon sahibi ( geniş ve ileri görüşlü)  olmasında genel sekreter ve başkan olarak çalıştığım yıllar içinde, yönetim kurulunda bulunan üyelerle birlikte etkim olduğunu düşünüyorum. Bu  düşünceden, kendim ve çalışma arkadaşlarım adına mutlu oluyorum, onur duyuyorum. 

Türk Nöro-Psikiyatri Derneği, 3 Ekim 1914 tarihinde, İstanbul'da kurulmuştur.

Toptaşı Bimarhanesi Sertabibi Avni Mahmud Bey, İstanbul'da bulunan akıl ve sinir Hastalıkları Uzmanlarına "Emraz-ı akliye ve asabiye mütehassısları" Toptaşı bimarhanesinde yapılacak toplantıya çağırmıştır. Bu ağrı üzerine İstanbul'da bulunan oniki uzmanın katılımıyla ilk toplantı yapılmıştır.
Toplantıya atılanlar zabıt defterine yazılış sırasıyla uzmanlar:

  1. Raşit Tahsin Bey –Tıp Fakültesi  Seririyat Akliye ve Asabiye Hocası. Cemiyeti Tıbbiye-i Osmaniye ve Meclisi Aliyi Sıhhiye üyesi.
  2. Mazhar Osman Bey – Haseki mecanin müşahedehanesi sertabibi Haydarpaşa Hastanesi hekimi.
  3. Vasıf Bey – tıp Fakültesi Tıp Kanunu Muallim muavini meclisi Aliyi Sıhhiye Üyesi.
  4. Galip Ata Bey – Emrazı Akliye ve Asabiye Mütehassısı Hasekinisa ( Kadın) Hastalıkları Hastanesi sertabib muavini
  1. Zilanakis – Balıklı Rum Hastanesi Emraz-ı Mütehassısı.
  2. Avni Bey – Toptaşı Bimarhanesi Sertabib. Meclisi aliyi Sıhhiye üyesi.
  3. Ali Muhlis Bey – Toptaşı Bimarhanesi Sertabib Muavini
  4. Niyazi Bey – Toptaşı Bimarhanesi Emraz-ı akliye ve Asabiye Mütehassısı
  5. Lütfi Bey – Toptaşı Bimarhanesi Emraz-ı Akliye ve Asabiye mütehassısı
  6. Tahir Bey Toptaşı Bimarhanesi hekim muavini.
  7. Şuayip Bey – Gümüşsuyu Hastanesi Emraz-ı Akliye ve Asabiye Mütehassısı.
  8. Nuri Bekir Bey – Darüşşafaka Emraz-ı Akliye ve Asabiye Mütehassısı.

Bimarhane sertabibi Avni bey toplantıyı bir konuşma ile açmış, dünyada tıp alanında görülen değişmelerden, sözetmiş, farklı uzmanlık alanlarında çalışan hekimleri kendi alanları içinde toplayan derneklerin gerekli olduğunu belirtmiş, kendisinin ve arkadaşlarının böyle beklentisi içinde olduklarını vurgulamış,kurulması düşünülen dernek için " Tababeti Ruhiye" ya da "Tababeti Akliye" adını önermiştir.

Osmanlı İmparatorluğu'nun katıldığı I. Dünya Savaşı sırasında "Tababet-i Akliye ve asabiye Cemiyeti'nin zabıt defterinde dernek toplantılarına ilişkin bir kayıt bulunmamasına karşın, Mazhar Osman " Tababet-i Ruhiye " adlı kitabında, savaş yıllarında Şişli Fransız La Paix Hastanesi'nde aylık bilimsel toplantıları sürdürdüğünü yazmıştır.
Ben, Ord.Prof.Dr.İhsan Şükrü Aksel'in başkanlığı döneminde 1960'lı yılların ortasından 1970'li yılların ortasına kadar, yaklaşık on yıl Derneğin genel sekreteri olarak görev aldım. Bu süre içinde Ekim-Mayıs ayları arasında, her ay, İstanbul'da bir hastanede yapılan bilimsel toplantıların sürdürülmesi için çaba gösterdim. Toplantılar ekim ya da Kasım ayında başlar, mayıs ayına kadar her ay yapılırdı.

Toplantılar, genel olarak her ayın son çarşambası yapılırdı. Saat 11:00'de başlar, 13:00-13:30'a kadar sürerdi. Toplantıların hazırlamasında bütün görev genel sekreterin omuzlarına yüklenmişti. Bu görevin yerine getirilmesi yaklaşık bir aylık bir çalışma ve çaba gerektirirdi. Toplantı yerinin seçimi başlı başına bir sorundu.

Başta İ.Ü.İstanbul Tıp Fakültesi Psikiyatri Kliniği, 1967 yılına kadar Cerrahpaşa nöroloji, 1967 yılından sonra Cerrahpaşa Nöro-Psikiyatri ve İstanbul Üniversitesi Nöro- Psikiyatri Kliniği olmak üzere; Bakırköy Ruh Sağlığı ve Sinir Hastalıkları Hastanesi, Kasımpaşa Deniz Kuvvetleri Hastanesi, Adli Tıp Kurumu, Haydarpaşa ve Haseki Hastaneleri Nöroloji klinikleri başlıca toplantı yerleri idi.

Toplantı gündeminde genel olarak iki, üç vaka sunumu yer alırdı. Gerekenden çok ya da az bildiri ve vaka sunumu olduğunda sorunlar yaşanırdı. Gelen bildiriler, vaka sunumları arasında seçim yapmak ya da gündemi oluşturmak için ya da vaka sunumu bulmak özel bir çaba ve dikkat gerektirirdi. Gönderdiği bildiriyi ya da vaka sunumunu aylık gündemde görmeyen kimi dernek üyesi serzenişte bulunur, sitem ederdi. Hatta kırılan, kızan ya da küsen üyeler de olmuştur. Gündem oluşturmak için bildiri ya da vaka sunumu istediğimiz kimi üyeden de, kimi kez "olunca ben bildirmesini bilirim" gibi ters tepkiler aldığım olmuştur.

Gündem oluştuktan sonra yönetim kurulu tarafından onaylanır ve başkan tarafından imzalanır.

Bilimsel toplantılara Ord.Prof.Dr.İhsan Şükrü Aksel başkanlık yapardı. Ben de genel sekreter olarak yanında otururdum. Toplantı başkanın konuşmasıyla açılırdı. Ben dernekle ilgili duyuruları, haberleri bildirirdim. Bundan sonra gündeme geçilirdi. Her bildiriden ya da vaka sunumundan sonra konu tartışmaya açılır, kimi kez tartışmalar sırasında kızgınlık, öfke patlamaları, kırgınlıklar, darılmalar da olurdu.

Hoca, tartışmalar sertleşirse araya girer havayı yumuşatır, durumu tatlıya bağlardı.

Aylık bilimsel toplantıların sonuncusu Mayıs ayında Şişli La Paix Hastanesi'nde yapılırdı. Başkan Ord.Prof.Dr.İhsan Şükrü Aksel'in şaraplı öğle yemeğiyle toplantı mevsimi kapanırdı.

Ord.Prof.Dr.İhsan şükrü Aksel, Dünya Psikiyatri Birliği ve Dünya Nöroloji Federasyonu'nun kuruluşunda Türkiye adına kurucu olarak katılmış bu kuruluşlarda uzun yıllar etkin olarak rol almıştır.

Öte yandan uzun yıllar Dünya Akıl Sağlığı Federasyonunda Ülkemizi temsil etmiş ve yönetim kurulu üyesi olarak çalışmıştır.
Ord.Prof.Dr. İhsan Şükrü Aksel, 1926 yılında Zambak Paşa ödülünü; 1958 yılında, Bulgar Hükümeti, Otlicnik nişanını, 1959 yılında, Fransız Hükümeti,'nin  Legion d'Honneur madalyasını almıştır.

Ord.Prof.Dr.İhsan Şükrü Aksel, 1971 yılında, Meksika'da yapılan V.Dünya Psikiyatri Kongresi'nde Dünya Psikiyatri Federasyonu'nun bütün dünyadan seçtiği en ünlü 16 psikiyatr arasında yer almış, adı kongre binasında bulunan tabelaya yazılmıştır.

Son olarak 1983 yılında Cumhurbaşkanı'nın elinden TÜBİTAK Hizmet ödülünü almıştır.

Ord.Prof.Dr.İhsan Şükrü Aksel'in başta Psikiyatri, Psikozların Anatomisi, Nörotrop Viruslu Ansefalitler olmak üzere beş kitabı, Türkçe, Almanca, Fransızca, İngilizce, İtalyanca dillerinde yayınlanmış üçyüzden fazla bilimsel araştırması, çalışması, makalesi vardır.

Ord.Prof.Dr.İhsan Şükrü Aksel, Almanya'da yayınlanan dünyanın en ünlü Patolojik Anatomi kitabında kuduz konusunu yazmış ve kendi görüşlerini bildirmek fırsatını bulmuştur.

Kanımca Aksel Hoca'nın ulusal ve uluslar arası alanda bilime, kültüre, topluma katkılarını anlamak, tanımak; anlatmak ve tanıtmak ondan sonra gelen psikiyatri kuşağının temel görevleri arasında yer almalıdır.

Türk Nöro-Psikiyatri Derneği'nde genel sekreter olduğum dönemde Ord.Prof.Dr.İhsan Şükrü Aksel'in kurucusu olduğu üç ayda bir yayınlanan "Türk Nöro-psikiyatri Arşivi"nin yayın hayatına girmesinde ve hazırlanmasında Dr.Kayıhan Aydoğmuş ve Dr.Özgür Polvan'la birlikte çok çaba gösterdik. Bir yandan ilaç firmalarından reklam desteği ararken, öte yandan dergiye yazı bulmak, gelen yazıları düzenlemek için çok zaman harcadık. Bozok Matbaası'nda basılan dergiyi zamanında yayınlamak için gece geç saatlere kadar matbaada kalıp, basılan yazıları düzelttik. 

Kırk yıldır kesintisiz yayınlanan "Türk Nöropsikiyatri Arşivi" dergisinin psikiyatrinin önemli bir yayın organı durumuna gelmesinde, süreklilik kazanmasında bu çabalarımızın katkısı olduğu kanısındayım.
Türk Nöro-psikiyatri Derneği'nde Genel Sekreter olduğum dönemde Ord.Prof.Dr.İh
san Şükrü Aksel'in başkanlığında, "Türk Nöro-psikiyatri" ve "Türkiye akıl Hıfzıssıhhası" derneklerinin ortak bilimsel kongresi gerçekleşti.

23-25 Eylül 1964 tarihleri arasında Ankara'da Dil Tarih Coğrafya Fakültesi'nin toplantı salonunda yapılacak kongrenin başkanı Ord.Prof.Dr.İhsan Şükrü Aksel'di Ben Türk Nöro-psikiyatri Derneği'nin, Dr.Erdoğan Noyan Türkiye Akıl Hıfzıssıhhası Derneği'nin genel sekreteri olarak "organizasyon Komitesi'nde bulunuyorduk.
"Türkiye'de Akıl Sağlığı Taraması sonuçları", "Psikiyatride Nöroloji ve Klasifikasyon" panellerine Dünya Sağlık Örgütü'nde (WHO) ruh sağlığı uzmanı Dr.Bucke'yi davet ettik.

Türkiye'de Nöropsikiyatri tarihinde ilk kez, kongrenin tarihini, yerini, süresini, panel ve rapor konularını, katılımcıları içeren duyuruları hazırladık. Afişler basıldı. Türk Nöro-psikiyatri Derneği'nin bütün üyelerine gönderildi. Ayrıca, ankara, İstanbul, İzmir gibi illerde bulunan Nöroloji, Psikiyatri ve Beyin cerrahisiyle ilgili bütün kurumlara, kuruluşlara, kliniklere, servislere afişler gönderildi.

"Sakınan göze çöp batar" deyimini yaşadık. Daha önce geleceğimizi bildirmemize karşın, idare müdürünü bulamadık. Fakülte kapıcısı dışında etkili yetkili bir kişiyle karşılaşmadık. Bütün bunlar yetmezmiş gibi Fakülte toplantı salonunda da Türk Tıp Derneği Kongresinin olduğunu ve iki gün daha süreceğini öğrendik.
Tarih 22 Eylül 1964, Saat 17.30. Bir gün sonra sabah saat 09.00'da kongre açılacak. Ancak salon yok.... Çözüm yok. Tam panik durumu. Kırk yıl sonra, bu durumu hatırladıkça soğuk soğuk terliyorum.
Saat 18.00-18.30 zaman ilerliyor. Ankara'da bulunan hocaları, Ankara'lı dernek üyelerini arıyoruz. Hiç birine ulaşmak imkanını bulamadık.

Giitik. Hoca, her zamanki serin kanlılığı ve çözüme yönelik düşünce yapısı içinde sağlık bakanını aradı. Durumu anlattı. Bakan, Türk Tıp Cemiyeti Kongresi başkanı olan Prof.Dr.Reşat Garan'ı aradı. Kongrenin son iki gününün sağlık bakanlığı'nda yapılmasını önerdi. Prof.Dr.Reşat Garan Bakanın ve Hoca'nın önerisini kabul etti. Gece saat dokuzda kongre salonu bize verildi. Derin bir nefes aldık. Kolları sıvadık. Gecenin geç saatlerine kadar kayıt masasını, kongre sekreterliğini ve salonu hazırladık.

23 Eylül 1964 günü saat dokuzda kongre Sağlık Bakanı Dr.Kemal Demir'in ve Kongre Başkanı Ord.Prof. İhsan Şükrü Aksel'in konuşmalarıyla açıldı. Bu açılış Ulusal Psikiyatri Kongrelerinin başlangıcı oldu. O günden günümüze kadar geçen süre içinde bir yıl dışında er yıl yapılan kongrelerin sayısı kırka ulaştı. Kırk kongrenin otuz sekizine katıldım.

Birinci ortak bilimsel toplantı, Dünya Sağlık Örgütü'nden (WHO) ruh sağlığı uzmanı Dr. Brucke ve Sağlık Bakanlığı'nda Ruh Sağlığı Daire Dr. Nejat Candan'ın katılımıyla Sağlık Bakanlığı'nda "Türkiye'de Ruh Sağlığı Planı "çalışmalarını da başlatmıştır. Bilindiği gibi o günden günümüze kadar Sağlık bakanlığı tarafından birçok plan ve program hazırlanmış, hiçbiri uygulamaya geçememiştir.

1990 yılında, Türk Nöro-psikiyatri Derneği yönetim kuruluna seçildim. Yönetim Kurulu beni başkan yaptı. Seçimli genel kurullarda yönetim kurulundaki başkanlık görevim yaklaşık on yıl sürdü. Bu süre içinde, yönetim kurullarında yer alan genç, bilgili, çalışkan, girişimci üyelerin başarılı, gerçekçi, özverili çabaları ve anlayışlı, destekleyici, paylaşımcı işbirliği ile bir yandan, derneğin alışılagelen bilimsel çalışmalarını sürdürdük. Öte yandan, ülkemiz psikiyatrisinde kalıcı oluşumlar içinde Türk Nöro psikiyatri Derneği olarak yer aldık.

Türkiye Psikiyatri Derneği kuruluncaya kadar kongre başkanları, kongre yılından iki önce yapılan ulusal psikiyatri kongrelerinin genel kurullarında seçilirlerdi. 1995 yılında İstanbul'da yapılacak Ulusal Psikiyatri Kongresi'nin başkanı olarak Bursa'da yapılan XXIX. Ulusal Psikiyatri Kongresi genel kurulunda seçildim.

Seçimden sonra, yaşamımın doğru kararlarından birini verdim, kongreyi görevde bulunan Türk Nöro-psikiyatri Derneği yönetim kuruluyla birlikte hazırlamayı düşündüm. Yönetim kurulu üyeleri bu düşüncemi benimsedi. Hazırlık döneminde ne denli doğru karar aldığımı hatırlayarak hem kendime hem yönetim kurulu üyelerine teşekkür ettim.

Türk Nöro-psikiyatri Derneği'nin başkanı olarak dernek yönetim kurulunda yer alan üyelerin üstün çabaları, bitmez, tükenmez çalışmaları sonucu gerçekleşen XXXI.Ulusal Psikiyatri Kongresi, benim için unutulmaz bir anı oldu. Kırkbir yıllık etkin çalışmadan, 1995 yılında kongreden iki ay sonra emekli oldum. Başta genel sekreter Doç.Dr.Raşit Tükel olmak üzere, kongre düzenleme kurulunda bulunan bütün üyeler, kongreyi bir emeklilik jübilesi olarak çalışmanın, çabanın, dayanışmanın, paylaşmanın sıkıntısını, sevincini başarının bütün duygularını birlikte yaşadık. Bu yaşantı bütün duyguları, coşkuları ve ayrıntılarıyla belleğimde unutulmaz izler bıraktı. Emeklilik yaşantısına güvenli, güçlü başlamamı sağladı.

Bu arada, yönetim kurulunda etkin biçimde çalışan genç üyelerin bitmez tükenmez çabaları ile üç uluslar arası toplantı düzenledik.

Dernek üyelerinin uluslararası toplantılarına katılması için gerekli girişimlerde bulunduk.

Türkiye Psikiyatri Derneğinin kuruluşu, psikiyatri tarihi içinde çok önemli bir aşama olduğundan ayrıntılı biçimde anlatmak istiyorum. Ayrıca, Türk Nöro-psikiyatri Derneği'nin başkanı olarak bu oluşuma katkıda bulunmak ve kurulan Türkiye Psikiyatri Derneği'nin ilk başkanı olmak benim yaşamımın, unutulmaz, duygu, coşku, mutluluk ve onur dolu bir anısı. Bu anıyı paylaşmayı görev sayıyorum.

Yaklaşık otuz yıldır bütün psikiyatristlerin  ortak bir dernekte toplanması için gösterilen çabalar, XXX: Ulusal Psikiyatri Kongresi Genel Kurulu'nda oybirliği ile alınan bir kararla eyleme dönüşmüştür.

Kongre Genel Kurulu, Psikiyatri birliği kuruluş çalışmalarını yürütme görevini Türk Nöro-psikiyatri Derneği, Türkiye Sinir ve Ruh Sağlığı Derneği ve Psikiyatri Asistanları ve Uzmanları Derneği'ne vermiştir.

Üç derneğin temsilcilerin katılımıyla gerçekleştiren toplantı ve çalışmaların sonucunda, Psikiyatri Birliği'nin, Türkiye çapında örgütlenmiş, tüm psikiyatri uzmanları ve uzmanlık eğitimi görenlerin katılımına olanak sağlayan bir örgütlenmeyle gerçekleştirilebileceği ve bu örgütlenmenin şubeli bir dernek tarzında olması gerektiği kararı alınmıştır.

Psikiyatri kurumlarının ve psikiyatristlerin dağılımını ve coğrafi etkenleri göz önünde bulundurarak, kurulması mümkün şubeleri belirlemek üzere bir" psikiyatri haritası"nın ve şubeler tarzında örgütlenmesi planlanan" psikiyatri birliği derneği" tüzük taslağının oluşturulması çalışmaları görevlendirilen üç dernek tarafından sürdürülmüştür.

PSİKİYATRİ DERNEĞİ'NİN KURULUŞU

         Psikiyatri Derneği'nin oluşmasına ilişkin ilk adım 1994 yılında atılmıştır. "Psikiyatri Asistanları ve Uzmanları Deneği'nde yer alan gençlerin girişimi ve "Türkiye Sinir ve Ruh Sağlığı Derneği", "Türk Nöro-Psikiyatri Derneği", İzmir Psikiyatri Derneği" katılımı ile Ankara ve İstanbul'da toplantılar yapılmış bir yılı aşan bir hazırlık dönemi yaşanmıştır.

17 Haziran 1995 tarihinde kurucular toplantısı yapılmış, Türkiye denelinde katılan 166 Ruh Sağlığı ve Hastalıkları (Psikiyatri) uzmanın katılımı ile "Psikiyatri Derneği" kurulmuş geçici yönetim kurulu seçilmiştir. Geçici yönetim kuruluna Prof.Dr.Orhan Öztürk, Doç.Dr. Raşit Tükel, Doç.Dr.Mustafa Sercan, Doç.Dr.Levent Küey, Dr.M.Sezai Berber, Dr.E.Nalan İşcan , Dr.Cenk Tek seçilmiştir.

17 haziran 1995 tarihinde kurucular toplantısında tüzüğü tartışılan, tamamlanan e kabul edilen Psikiyatri Derneği 7 Temmuz 1995 tarihinde Ankara Valiliği'ne kuruluş başvurusunu yapmış ve (06-05-016) sicil numarasını almıştır. Derneği kuruluş başvurusu yapıldıktan sonra, Psikiyatri Derneği tüzüğü resmi makamlara onaylanmak amacıyla incelemeye alınmıştır.

24 Ağustos 1995 tarihinde resmi makamlar tarafından incelenen dernek tüzüğünde bazı değişiklikler yapılması bu bağlamda "Birlik" kelimesinin çıkarılması ile giriş ve üyelik ödentilerinin her genel kurulda miktar olarak belirlenmesi önerilmiştir.

Öneriler doğrultusunda istenilen değişikler yapılarak yeniden Ankara Valiliği'ne başvurulmuş Psikiyatri derneği Tüzüğü 25 Ekim 1995 tarihinde onaylanmış, 11 Kasım 1995 tarihinde Resmi Gazete'de  ilan edilmiştir.

Tüzüğün Resmi Gazete'de ilanından altı ay sonra Genel Kurul yapılması ve Yönetim Kurulu'nun seçilmesi zorunluluğu ortaya çıkmış., bu durum üyelere duyurulmuştur.

İlk toplantısını 8 Temmuz 1995'de yapan geçici yönetim kurulu, görev bölümü yapmış, başkanlığı Prof.Dr.Orhan Öztürk'ü getirmiştir.

6 Nisan 1996 tarihinde toplanan Olağan Genel kurul yönetim kurulunu seçmiştir. Yönetim kuruluna Prof.Dr.Özcan Köknel, Doç.Dr.Levent Küey, Doç.Dr.Raşit Tükel, Doç.Dr.Emin Önder, Dr.Nurper Özden, Dr.M.Sezai Berber seçilmiştir.

8 Nisan 1996'da toplanan yönetim kurulu görev bölümü yapmış, başkanlığa Prof.Dr.Özcan Köknel'i getirmiştir.
Mart 1998 tarihinde toplanan Olağan Genel Kurul'da bir önceki Genel Kurul'da görev alan yönetim kurulu yeniden seçilmiştir.

2000 yılında, önce Türk Nöro-psikiyatri Derneği'nin başkanlığından ayrıldım. Daha sonra, Türkiye Psikiyatri Derneği Genel Kurulu'nda yönetim kurulu için adaylığımı koymadım. Böylece, Dernekteki başkanlığım da sonlandı.
Geriye doğru dönüp baktığımda, elli yıllık Türk Nöro-psikiyatri Derneği üyeliğim süresinde, genel sekreter olarak çalıştığım on yıl içinde, yönetim kurulu başkanı.

Hocam Ord.Prof.Dr.İhsan Şükrü Aksel ve birlikte çalıştığım yönetim kurulu üyeleriyle birlikte, ülkemizde psikiyatrinin gelişmesinde rol oynayan tarihi değeri olan bir derneğin içinde kalıcı katkılarım olduğunu gördüm.
Başkan olarak çalıştığım on yıl içinde, yönetim kurulunda, birlikte  bulunduğum bütün üyelerle tam bir dayanışma, paylaşma içinde bulundum. Birlikte ürettiğimiz tasarımları, projeleri birlikte yaşama geçirmek için ortak çaba gösterdik.

Tarihi değeri olan doksan yıllık Türk Nöro- psikiyatri Derneği aynı zamanda çağdaş bir anlayış içinde bilimsel etkinliklere katılmakta, bilimsel etkinlikler düzenlenmektedir. Tarihi misyonunu koruyarak vizyonunu sürdürmektedir.

Benden sonra başkan olan, on yıl birlikte çalıştığım Prof.Dr.Raşit Tükel bu görevi başarıyla yerine getirmiştir.
Türk Nöro- psikiyatri Derneği'nin misyon ve vizyon sahibi üyeleri 2004 yılında yapılan genel kurulda Doç.Dr.Peykan Gökalp'i başkan seçerek, onun yıllar süren olumlu çalışmalarını, bilimsel katkılarını değerlendirmiş, derneğe kadın başkan seçerek bir ilke imza atmışlardır.

Doç.Dr.Peykan Gökalp'in derneğe büyük katkıları olacağına inanıyor, başarılar, esenlik ve mutluluk diliyorum.

Duyurular

Vaka Tartışmaları 2017/3