Xvıı. Dünya Psikiyatri Kongresi (Wpa 2017) 8-12 Ekim Tarihleri Arasında Berlin'de Gerçekleşti

XVII. Dünya Psikiyatri Kongresi-2017’nin ardından…

(WPA XVII WORLD CONGRESS OF PSYCHIATRY 2017)

 

Dünya Psikiyatri Birliği (WPA), ruh sağlığı alanında eğitim, hizmet, mesleki dayanışma ve psikiyatri alanının gelişmesini amaçlayan uluslararası psikiyatri dernekleri birliğidir. 1950 yılında kurulmuş olan Dünya Psikiyatri Birliği'ni 118 farklı ülkeye yayılmış ve 200.000'den fazla psikiyatristi temsil eden 138 üye dernek oluşturmaktadır. Yüz üç yaşını  sürdüren Türk Nöropsikiyatri Derneği (TNPD) de WPA'nın kurucu üyelerindendir. Türk Nöropsikiyatri Derneği’ni Dünya Psikiyatri Birliğinin 1950 yılında yapılan kuruluş asamblesinde  Başkan Ord. Prof. Dr. İhsan Şükrü Aksel temsil etmiştir. Şimdiye kadar WPA  ile Türk Nöropsikiyatri Derneği ve Türkiye Psikiyatri Derneği ortaklaşa kongre ve bölgesel toplantılar düzenlemiş ve çalışma grubu faaliyetlerinde yer almıştır.

WPA, her üç yılda bir dünyanın farklı kıtalarında Dünya Psikiyatri Kongresini, toplantının yapıldığı ülkenin ulusal derneği ile iş birliği içinde düzenlemektedir. Bu yıl XVII. Dünya Psikiyatri Kongresi 8-12 Ekim tarihleri arasında “21. Yüzyıl Psikiyatrisi: Bağlam, karşıtlıklar ve yükümlülükler” ana teması ile Alman Psikiyatri Birliği (DGPPN) işbirliği ile Berlin'de gerçekleştirilmiştir. 

Berlin tarihi dokusu, enerjisi, sanat etkinlikleri, akademik kurumları, yaygın ulaşım ağı, güvenli sokakları, birbirinden farklı özellikte kültürel merkezleri ile etkileyici bir şehir. Dünya çapında önem taşıyan Müzeler Adası, Kültür Forumu ve Dahlem'deki müze ve koleksiyonlar; üç opera, filarmoni, birçok tiyatro, konser salonu ve kütüphanenin yanı sıra; Berlin Film Festivali, festival haftaları ve tiyatro günleri, Berlin’i Avrupa’nın önemli bir kültür sanat merkezi haline getirmektedir. 

Kongre, Messe Berlin’de (Kongre ve Fuar Merkezi) yapıldı. Messe Berlin, Berlin’in şehir merkezine biraz uzak olmakla birlikte, metro sayesinde ulaşımı kolay bir yerdi. Etkileyici binaları, geniş ve ferah salonlarıyla kongre için uygun bir merkezdi. Oturum araları sadece 15 dakikaydı ve aralarda da insanlar devasa Messe binası ve City Cube Berlin adlı ek binanın koridorlarında ellerinde kongre alanı haritası ile koşturuyorlardı :) .

Dünya Kongresi 8 Ekim Pazar günü başladı. Oturumlar 9 Ekim Pazartesi başlamasına rağmen katılımcıların büyük kısmı ilk günden gelmişti. Kongre öncesinde katılımcılara iletilen barkodlar sayesinde kolayca kaydımız yapıldı ve kongre dokümanlarımızı aldık. Ardından programda kongre açılış töreni ve kokteyli vardı. Açılış töreninde WPA başkanı Dinesh Bhugra esprili bir konuşma yaptı. Kongre çantalarına yaka iğnesi şeklinde mavi kelebek (Blue Morpho) koyduklarını ve tüm katılımcıların, değişimi simgeleyen ve “Ruhsal hastalığı olan bireyler için toplumsal adalet” kampanyası için kullanılması planlanan bu mavi kelebeği yakalarına takmasını rica etti. Yine kongre çantasına WPA işbirliği ile Melbourne Üniveristesi’nin düzenlediği Uluslararası Ruh Sağlığı Mezuniyet Diploması Programına ait tanıtım broşürü (online.unimelb.edu.au/lp/international-psychiatry) koyduklarını ve bunu mutlaka genç psikiyatristlerin değerlendirmesini istediğini belirtti.  

WPA kaynaklarına göre Kongrede 900 kadar oturum ve 10 000 in üzerinde katılımcı olduğunu; katılımcıların neredeyse 9000’nin de kongreye doğrudan çeşitli katkılarının olduğunu ve bundan gurur duyduklarını söyledi. Dinesh Bhugra’nın ardından  Kongre Düzenleme Kurulu’ndan Andreas Heinz, Peter Falkai ve Sir Simon Wessely’nin konuşmaları vardı. 

İngiliz Kraliyet Psikiyatristler Akademisi (Royal College of Psychiatrists) Başkanı Sir Simon Wessely “What do we do with a problem like Nigel?” başlıklı, Nigel isimli bir tıp fakültesi öğrencisinin psikiyatri stajı ardından yazdığı olumsuz ve eleştirel düşüncelerini içeren bir mektup üzerinden çok iğneleyici, bir o kadar ilgi çekici, psikiyatrinin diğer hekimler tarafından nasıl görüldüğünü sorgulayan seslenişine dayalı bir konuşma yaptı.

Törende 92 yaşındaki İsviçre, Zürih Üniversitesi  Psikiyatri Bölümünden duayen Profesör ve araştırmacı Jules Angst’a Bipolar Bozukluk alanındaki öncü çalışmaları nedeni ile Jean Delay ödülü verildi. Jules Angst Bipolar Bozukluk hakkında etkileyici bir sunum yaptı.

Açılış töreni Bavyeralı Hekimler Orkestrası’nın (Bavyera Bölgesinde çalışan 200’den fazla hekimin yer aldığı bir orkestra) Wolfgang Amadeus Mozart’a ait 3 eseri sergilemesi ile son buldu. Geç saate kadar sürmesine rağmen herkes ilgiyle sonuna kadar katıldı. Açılış töreninin ardından tanışma kokteyli (‘Networking reception’) vardı. Kokteylde yemek ve içecek alabilmek için dünyanın her yerinden gelmiş birbirine yabancı çok sayıda insan uzun kuyruklarda sohbet edip, yardımlaşıyordu (bardak, çatal uzatmak vs) Kokteyl masalarında birbiri ile tanışan, boyunlarındaki kartlardan kimin nerden geldiğini anlamaya çalışan katılımcılar ilk günden sosyalleşti. Canlı müzik eşliğinde kimileri sohbet etti, kimileri dans etti, gerçekten adına yakışır bir ‘networking’ kokteyliydi diyebiliriz. 

9 Ekim günü oturumlar tüm hızıyla başladı. Aynı zamanda Alman Psikiyatri Birliğinin Ulusal Kongresi de Almanca olarak paralel oturumlarda sürüyordu. Oturumlar 8.15 te başlayıp 18:45, bazen 20:00’ye kadar devam ediyordu. Kimisi büyük konferans salonlarında kimisi küçük odalarda 30-40 paralel oturum vardı. Kongrede öğle arası bile olmaması nedeniyle, her yerde ellerindeki sandviçleri yiyen, kahvesini içen insan grupları görmek mümkündü.  

Kongre programında 44 ana başlık vardı. İnsan hakları, psikiyatrik hastalıkları olanlara yönelik ayrımcılık, bağımlılıklar, kadın ruh sağlığı, etik, duygudurum bozuklukları, gençlerin ruh sağlığı, yaşlılık gibi pek çok konuda sempozyumlar yer aldı. Çok sayıda ana konuşmalar, WPA lider kadrolarının sunumları, sempozyum, tartışma forumları, atölyeler, sözel bildiri ve poster bildiri oturumları vardı. Bazen bir oturuma gidip, katılmak istediğiniz başka bir oturumun da aynı saatte kongre alanının diğer ucunda olduğunu fark ediyordunuz

Kongrede genç psikiyatristler (Early Career Psychiatrists-ECP) için ayrı bir program bandı oluşturulmuştu. Genç psikiyatristlerin akademik dünyada nasıl var olacağı, dernek üyeliklerinin önemi, bilimsel makale yazımı, farklı ülkeler ve kurumlar arasında işbirliği ve iletişim ağlarının kurulmasına yönelik neredeyse her zaman diliminde özel oturumlar düzenlenmişti. İletişim bağlantılarının kurulabilmesi için mail adresleri alındı, gruplar oluşturuldu. WPA Genç Psikiyatristler (ECP) birimi kongrede aktif olarak rol almıştı ve mesleğe yeni adım atan asistanlara ve uzmanlığının başındakilere yönelik verimli ve yoğun bir program sundular. Türkiye Psikiyatri Derneği'nin yeni kurulmuş olan genç psikiyatristler grubunun üyelerinin çoğu Genç Katılımcı bursuna hak kazanmıştı ve ülkemizi başarılı şekilde temsil ettiler. 

9 Ekim akşamı da Türkiye’den WPA bursu alan, konuşmacı-bildiri sunan gençler ve Türkiye ve Almanya’da görev yapan bazı kıdemli psikiyatristler bir akşam yemeğinde buluştu tanışma ve görüş alışverişi yapma fırsatı buldular. 

 Her Dünya Kongresinde olduğu gibi bu kongrede de 10 Ekim tarihinde kongre merkezi dışında bir oteldeki toplantı salonunda Dünya Psikiyatri Birliği- World Psychiatric Association (WPA)- Olağan Genel Kurul Toplantısı ve yönetim kurulunun ve bölge temsilcilerinin bir bölümünün değişeceği seçimler yapıldı. Bir gün önce Yönetim Kurulu üyelikleri pozisyonlarına aday olan üyelerin kısaca kendilerini tanıttıkları bir toplantı düzenlenmişti.  

Genel kurulda 2014-2017 döneminde yürütülen faaliyetler gözden geçirildi, tüm Yönetim Kurulu (YK) üyelerinin sorumluluk alanlarına ilişkin raporları okundu, değerlendirmeler yapılarak YK çalışmaları aklandı. Ardından elektronik ortamda YK ve bölge temsilcileri  seçimleri yapıldı. Oylama öncesi kahve aralarında hissedilen heyecan, kulis çalışmaları ve yoğun temaslar vardı. Dünya’nın çeşitli yerlerinde ülkelerinin önde gelen psikiyatristlerini orada görmek, hatta onlarla konuşmak da ayrı bir heyecan yarattı. 

Türk Nöropsikiyatri Derneğini temsilen İkinci Başkan Prof. Dr. Peykan Gökalp oy kullandı, YK üyesi Dr. Evrim Göde Öğüten ile dernek üyesi ve WPA Bilimsel Çalışma Birimlerinde aktif rol alan Prof. Dr. Bülent Coşkun da gözlemci üye olarak yer aldı. Türkiye Psikiyatri Derneğini temsilen TPD Merkez Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Yıldız Akvardar oyunu kullandı.

Seçim sonucunda başkan yardımcılığına  Afzal Javed, Eğitim Sekreterliğine  Roger Mann Kin NG (Hong Kong-Çin), Çalışma Birimleri Sekreterliğine  Thomas G. Schulze (Almanya), Yayınlar Sekreterliğine Michel Botbol (Fransa) ve yeni bölge temsilcileri seçildi. Bizim de dahil olduğumuz Güney Avrupa (8. Bölge) bölgesinin temsilciliğine Zvi Zemishlany (Israil) seçildi. Seçimin ardından başkanlığı Dinesh Bhugra’dan devralan yeni WPA başkanı Helen Herrman 2017-2020 dönemin eylem planını sundu. Genel Kurul Toplantısı sonunda delegeler yeni sekreterleri ve WPA başkanını tebrik etti. 

 

Dünyanın her yerinden katılımcıların yer ve görev aldığı kongreye Türkiye'den de 30'un üzerinde temsilci paneller, kurslar, sözel bildiriler ve poster bildirileri ile aktif şekilde katıldılar. 

11 Ekim’de TPD Kadın Ruh Sağlığı Çalışma Birimi üyelerinin hazırladığı “Status of women and mental health in Turkey” başlıklı panelde Peykan Gökalp ve Yıldız Akvardar moderatörlüğünde; Yıldız Akvardar (Türkiye’deki Erken ve Zorla Evlendirmeler -Early, and forced marriages in Turkey), Sibel Koçbıyık (Türkiye’de Kadın Sığınma Evleri - Women’s shelters in Turkey), Neşe Direk (Kadın Mülteciler ve Ruh Sağlığı - Women refugees and mental health),  Zerrin Oğlağu (Kadınlara Karşı Şiddet ve Cinayetler - Violence and murders against women)  başlıklı konuşmalarını yaptılar. Bu oturumda ülkemizde alıştığımızdan farklı olarak, salonda diğer ülkelerden kadın ve erkek katılımcıların eşit oranda bulunması dikkat çekiyordu. İlgi çeken ve tartışma kısmında pek çok katkı ve sorunun dile geldiği bir oturum oldu. 

Güney Avrupa Bölgesi’nce düzenlenen G. Avrupa’da Zorunlu Tedaviler ve Fiziksel Tespit Yöntemleri başlıklı panelde Zvi Zemişlani, Can Ger ve Fatih Öncü yer aldı.

Mültecilerin Ruh Sağlığı ve gereksinimleri farklı panellerde ayrıntılarıyla ele alındı.

WPA Kadın Ruh Sağlığı Çalışma Birimince Düzenlenen “Kadına Yönelik Savaş, Devam Ediyor?” başlıklı panelde oldukça çarpıcı sunumlar vardı. Amerikan Psikiyatri Birliğinin (APA) ilk kadın başkanı olan (1985-1986) Prof. Carol Nadelson kadına yönelik şiddetin bir savaş olduğunu aktif ve gözle görülmeyen cephelerde bu savaşın ataerkil ve ayrımcı görüşlerin bir sonucu olarak yürütüldüğünü örneklerle anlattı. Bir diğer kadın APA Başkanı (2008-2009) Prof. Nada Stotland “Kadın Düşmanlığı Politikası” başlıklı konuşmasında günümüz Amerikan toplumu ve politik arenada kadının sağlık alanındaki haklarının da geri gittiğini belirtti. Kanada’dan Psikiyatri ve Kadın Hastalıkları ve Doğum Profesörü Gail Robinson “Tecavüze Küresel Tepki: Mağdurun Suçlanması” başlıklı konuşmasında kadına yönelik cinsel şiddetin dünyada durdurulmamasını savaşın bir parçası olarak adlandırdı. 

Psikiyatri ve sanat konulu sergi ve toplantılar Dünya Kongresinin sosyo-politik, tarihsel ve sanatsal dokusunu oluşturuyordu. Kongreye İkinci Dünya Savaşına ve büyük acılara sahne olmuş, bölünmüş ve yeniden birleşmiş olan Berlin’in ev sahipliği yapması bugünün Berlin’lilerinin geçmişleriyle cesaretle yüzleşebildiklerini de ortaya koyuyordu. 

Nasyonel Sosyalizm zamanında Psikiyatri (Psychiatry in the time of National Socialism) teması altındaki sergi ve belgeseller dikkat çekiciydi: 

‘Nasyonel Sosyalizm'deki hasta ve engelliler: Kayıtlı, zulüm görmüş, yok edilmiş’ (Psychiatry in the time of National Socialism; “Registered, persecuted, annihilated: the sick and disabled under National Socialism”)

‘Dorothea Buck’ sergisi (Dorothea Buck; Nasyonal Sosyalizm zamanında yaşamış ve o dönemden sağ kurtulmayı başarmış bir şizofreni hastası) ve yine Dorothea Buck’ın yaşamını anlatan ‘Gökyüzü ve ötesi’ belgeseli,

‘NS dönemimdeki Psikiyatrinin kurbanı olan ve hayatta kalan sanatçıları’(Artists as victims and survivors of NS psychiatry) sergisi vardı.  

Diğer sergiler; “Manicomio” “Zincirli insanlar (People in chains)”, “İnsan olmak (Being a human)” idi.  

Psikiyatrist ve piyanist Richard Kogan’ın “Schumann: bipolar bozukluğu ve yaratıcı süreci” başlıklı dinleti ve tartışması ilgi çekiciydi. Alman Bipolar Derneği’nin etiketlemeye karşı (anti-stigma) ve bilgilendirici bir projesi olan “The Bipolar Roadshow” için müzik oturumu gerçekleştirildi. Bunların yanında yazar okumaları oturumları da vardı. 

Sosyal programda bilimsel ziyaret ve geziler vardı. Bilimsel ziyaretler; Charité Üniversitesi’ndeki Tıp Tarihi Müzesi ziyareti ile savaş kurbanlarının anısına-1940’larda Berlin anıtı ve Berlin’deki çeşitli psikiyatri klinikleri ziyaretlerinden oluşuyordu. Berlin şehir turu, Yahudi Berlin turu ve Spree kanallarından Berlin turları yapıldı. 

Hem bilimsel, hem de kültürel, sanatsal ve sosyal anlamda katılan herkes için doyurucu bir kongre deneyimi yaşattıkları için emeği geçenleri kutluyor, meslektaşlarımızın bu tür uluslararası kongrelere katılımlarının daha fazla desteklenmesi gereğini vurgulamak istiyoruz. 

 

Evrim Göde Öğüten
Peykan G. Gökalp

 

Duyurular

Vaka Tartışmaları 2017/3